15 Şubat 2015 Pazar

Terbiyeli Ispanaklı Sebze Çorbası

Bu hafta epey iyi geçti diyebilirim.

Haftamın en eğlenceli günü ise, Show TV Ana Haber Bülteninde ünlü diyetisyen Selahattin Dönmez ile birlikte Kış Çorbası pişirdiğimiz Çarşamba günüydü.

İzlemek ve tarifini almak isteyenler buraya tıklayabilirler

Gelelim bugünün tarifine. Ben buna çorba diyorum ancak o kadar zengin taneli ve besleyici bir sonuç ortaya çıktı ki, yemek klasmanında da değerlendirilebilir. Ayrıca düşük yağ içeriği ile sağlıklı beslenenler ve diyet yapanlar için gayet uygun. Karbonhidrattan zengin bu çorbayı yiyip, birazdan spora gideceğim :)

Malzemeler

  • 1 orta boy soğan
  • 1 tatlı kaşığı zeytinyağı
  • 3 yemek kaşığı haşlanmış mısır
  • 1 adet havuç rendesi
  • 1 su bardağı donmuş ıspanak (250 g ince kıyılmış taze ıspanak da olabilir) 
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 2 küp et bulyon (et suyunuz varsa o da şahane tabii ki!)
  • 1 çay kaşığı pul biber
  • 1 yumurta sarısı
  • 1 adet limon suyu
  • 1 yemek kaşığı un
  • Taze karabiber
  • 1,5-2 litre su
Hazırlanışı
  1. Tencereyi ısıtın ve 1 tatlı kaşığı zeytinyağını ekleyin. Küp doğradığınız soğanları bu yağda öldürün. 
  2. Rendelenmiş havuçları ekleyip, bir kaç dakika daha kavurmaya devam edin. 
  3. Salçayı ilave edip kokusu çıkana dek kavurun. 
  4. Yaklaşık 2 litre sıcak suyu ve 2 küp et bulyonu ekleyip biraz kaynamasına izin verin. 
  5. Kısık ateşte pişirmeye devam ederken ıspanakları ekleyin. 
  6. Bir kasede 1 yumurta sarısı, limon suyu ve unu çırpma teli ile homojen bir kıvam alıncaya dek karıştırın. Tencerede kaynayan sudan alıp, bu karışıma yavaş yavaş ilave edin. Kesilmemesine dikkat edin. 
  7. Terbiyeyi çorbanın içine yavaş yavaş akıtarak ilave edin. 
  8. 15 dakika kısık ateşte tıngırdatma modunda pişirin. Ateşten almaya yakın mısır tanelerini ve pul biberi ekleyin. 5-10 dakika demlendirip sıcak olarak servis edin. 
Şefin önerileri: 
  • Bu kombin benim yorumum oldu ama elinizde farklı malzemeler varsa, onları da değerlendirebilirsiniz. Örneğin kabak, kereviz, pırasa ekleyebilirsiniz. Kayınvalidem bu çorbanın içine azıcık kıyma koyuyor, o da çok yakışır. Kıyma koyarsanız bulyonu bir taneye indirebilirsiniz. 



12 Şubat 2015 Perşembe

Fırında Peynirli Patlıcan (Süper Light!)

Fırında Peynirli Patlıcan

2 kişilik

Malzemeler

  • 1 adet iri bostan patlıcanı
  • 90 g rendelenmiş kaşar / eski kaşar (karışık da kullanabillirsiniz)
  • 30 g ekmek kırıntısı (varsa panko)
  • 200 g domates sos (hazır makarna soslarından kullanabilirsiniz)
  • 1 su bardağı közlenmiş patlıcan
  • 8-10 yaprak taze fesleğen
  • 1 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 3 yemek kaşığı su
  • Taze çekilmiş karabiber ve tuz

Hazırlanışı

  1. Bostan patlıcanını enlemesine 1 parmak kalınlığında kesip, 1 tatlı kaşığı tuz ilave ettiğiniz suya alıp yarım saat acı suyunu bırakmasını bekleyin. Sonrasında patlıcanları temiz bir havlu kağıt/bez ile kurulayın.
  2. Bir kasede zeytinyağı ve suyu karıştırın. Hafif tuz ekleyip bu karışımı patlıcanların üzerine bir mutfak fırçası yardımı ile sürün.
  3. Kızdırdığınız tavada hafifçe yağladığımız patlıcanlara renk aldırıyoruz. Pişirme işlemi için bu kadar az yağ yetmeyeceğinden ötürü, tavaya hafifçe su ilavesi yapıp, kapağını da kapatarak  yumuşamalarını sağlayabilirsiniz.
  4. Tüm patlıcan dilimlerine aynı işlemi uyguladıktan sonra kenara alın.
  5. Isıya dayanıklı fırın kabına önce iri patlıcanların yarısını alın. Tuz ve taze çekilmiş karabiber ile tatlandırın. Aradaki boşlukları közlenmiş patlıcanın yarısı ile doldurun. Fesleğen yapraklarını bütün olarak ekleyin.
  6. Domates sosunun yarısını yayarak ekleyin. 
  7. Kaşar rendesi ve ekmek kırıntısını bir tabakta karıştırın. Bu karışımında yarısını en üste serpiştirin.
  8. Yukarıda tüm işlemleri aynı sırayla birer tur daha tekrarlayın ve 180 derece fırında peynirler eriyip, üzeri altın sarısı bir renk alana kadar fırında tutun (30-40 dakika ortalama)

Şefin Önerileri:
  • Patlıcanların gerçekten yumuşak piştiğine emin olun. Diri bırakırsanız, diri kalır. Fırında da pişmeye çok devam etmeyecektir
  • Bu çok az yağlı ve sağlıklı bir tarif ancak arzu edilirse patlıcanlar yağda da kızartılabilir. Veya 5 kaşık zeytinyağı ile de aynı şekilde tavada pişirilebilir. 
  • Domates sosu kendinizde yapabilirsiniz. Ben marketlerde, cam kavanozlarda satılan fesleğenli ve hazır olanlarından kullandım. Gayet de güzel oldu. Kendi sosununuzu kendiniz yapmak isterseniz; zeytinyağı, soğan, sarımsak, domates ve kuru/taze fesleğen kullandığınıza emin olun.
  • Közlenmiş patlıcan şart değil ama yemeğe farklı bir boyut kazandırıyor. Ben evde kendi yaptığımı kullandım ama arzu edilirse konserve olanlardan da kullanabilirsiniz.
  • Ben eski ve taze kaşarı karıştırıp kullandım. Sizin elinizde ne varsa uygundur, ister beyaz peynir, ister parmesan.
  • Ekmek kırıntısız da yapabilirsiniz. sadece inanılmaz güzel bir doku kazandırıyor yemeğe. Benim evimde gurme marketlerde satılan meşhur "panko" ekmek kırığı vardı, onu kullandım. Varsa bununla süper oluyor. Yoksa galeta unu, ekmek kırığı da olur.
Detaylı fotoğrafı cerenozkarsli nicki ile instagram hesabımdan veya buraya tıklayarak görebilirsiniz.
Afiyette kalın!

6 Şubat 2015 Cuma

Pilaska (Pırasalı Mısır Ekmeği)

Bu Pilaska, plaska ya da her neyse bir harika dostum!

Aslında ekmek ama kimi kaynaklarda börek diye geçiyor - ki bence alakası yok. Hafif ıslak dokusu olan aslında pırasadan dolayı böreği andıran, sadece ayranla bile çok yakışacak bir tuzlu kek de diyebiliriz.
Tarif diğer pek çok tarifim gibi çok basit. Yoğurmak yok, mayalamak yok, tam tembel işi. Hazırlaması 10 dakika, fırında da 40-50 dakika.

Malzemeler
  • 4 su bardağı mısır unu
  • 2 su bardağı yoğurt
  • 1 su bardağı sızma zeytinyağı
  • yarım kilo çok ince kıyılmış pırasa
  • 2 adet kabartma tozu
  • 1 tatlı kaşığı tuz
Hazırlanışı

Fırını 180-200 dereceye ısıtın.

Derince bir kaba çok ince kıydığınız pırasaları alıp, 1 tatlı kaşığı tuz ile bir kaç dakika ovalayın. Bu işlem pırasanın yumuşayıp, suyunu salmasını sağlayacaktır. Bu suyu hiç süzmeden; mısır unu, yoğurt, kabartma tozu ve zeytinyağını aynı kaba ekleyip bir kaşık yardımıyla karıştırın.

İster yağladığınız, ister yağlı kağıt serdiğiniz fırın tepsisine karışımı döküp, ön ısıtma yapılmış fırında (fırın performansına ve ürünü ne kadar kalın döktüğünüze bağlı olarak) 40-50 dakika arası pişirin.

Bıçak batırıp çıkardığınızda, bıçak temiz çıkıyorsa işlem tamam demektir!

*Benim fırınımda performans sorunu olduğu için, bir süre orta rafta, bir süre fırının en alt tabanında pişirdim. alt ve üstünün çok iyi renk alması bundan ötürüdür. Sizde aynı yöntemi uygulayabilirsiniz.

Afiyet olsun!



1 Kasım 2014 Cumartesi

Taneli Mercimek Çorbası

Bu Türk mutfağının hem en önemli hem de çok basit reçetelerinden biridir. Yaklaşık 1,5 senedir sağlıklı beslenme ile kafayı bozup, 21 kilo verdiğim için ben bu reçeteyi kendimce çok daha sağlıklı hale getirdim. Ancak böyle dertleriniz yoksa ona göre de ayarlama yapabilirsiniz. Keyfinize kalmış. Çok basit, 5 ana malzemesi var.

Malzemeler

  • 1 büyük baş soğan
  • 1 adet havuç
  • 1.5 su bardağı kırmızı mercimek
  • 1 yemek kaşığı sızma zeytinyağı
  • Yaklaşık 4 bardak sıcak su 
  • 1 çay kaşığı pul biber
  • Tuz ve taze çekilmiş karabiber


    Hazırlanışı 
    1. Zeytinyağını tencereye alıp ısıtın, küp doğranmış soğanları ekleyip kavurun. 
    2. Yaklaşık 5 dakika orta ateşte kavurduktan sonra, rendelenmiş havucunuzu ekleyip 5 dakika daha kapağı kapalı olarak pişirin. (Bu aşamada yağ az gelirse zeytinyağı ekleyebilirsiniz) -Ben bu aşamada yağ yerine 1 ufak çay bardağı sıcak su ekliyorum-
    3. Mercimeğinizi bir süzgeçte yıkayıp, tencereye ilave edin. 2,5 su bardağı sıcak su ilave edin. 
    4. Tuzunu ayarlayıp kapağı kapalı olarak 20 dk. kısık ateşte pişirin. 
    5. 20 dakika sonunda suyunu baya çekmiş olacaktır, bu aşaması zevkinize kalmış. Koyu kıvamlı seviyorsanız, böyle de bırakabilirsiniz. Ancak benim gibi daha çorbamsı kıvamda arzu ediyorsanız zevkinize göre 1-2 su bardağı daha sıcak su ilave edin. Ateşten almadan önce zevkinize göre karabiber ve pul biberini ekleyin. Sıcak servis edin. Afiyet olsun. 
    Şefin Önerileri: 
    • Eğer tanesiz isterseniz, çorbayı el blender'i ile çekebilirsiniz. Böyle yaparsanız süzme mercimek olur. 
    • 'Misafirim var, bırak sağlıklı beslenme işlerini şöyle efsanevi bir çorba yapayım' diyorsanız, servis öncesi 1 yemek kaşığı tereyağını eritip, tarifte bahsi geçen pul biberi de içine atıp köpürtüp çorbanıza ekleyin. 
    • Bu tarife kimileri un, kimileri patates koyuyor. Bence mercimeğin taze tadını çok bastırıyor, o yüzden ben eklemedim ama illa olsun derseniz 1 adet rendelenmiş patatesi havuçlarla aynı aşamada ekleyebilirsiniz. 
    • Özellikle taze çekilmiş karabiberi tarifin içinde pişirmememin bir sebebi var. Taze karabiber vücuttaki yağ hücrelerinin küçülmesini sağladığı için, taze çekildiği anda tüketilmesi öneriliyor. Servisten önce, son aşamada eklerseniz daha faydalı olur. 

    20 Nisan 2014 Pazar

    Mozzarella ve Parmesan Peynirli Masum Fırın Mücver

    Mozzarella ve Parmesan Peynirli Masum Fırın Mücver 

    Uzun zamandır sağlıklı beslendiğim için kızartma, yağlı vs. gıdaları tüketmemeye özen gösteriyorum.
    Ama günün sonunda, bu da can yani. Arada bir mücver çekmiyor değil.
    Klasik ve çıtır çıtır kızarmış Türk reçetelerini, modernleştirip, sağlıklı hale getirip, her hafta daha çok zayıflamaya çalışıyorum.
    Ve inanın ocak battı, yağ sıçradı, ev kızartma koktu derdi de ortadan kalkınca hem vücudunuz hem de eviniz için temiz bir hareket yapmış oluyorsunuz.
    Gelelim tarife.

    Malzemeler:

    • 2 adet kabak
    • 2 adet havuç
    • 3 adet yumurta
    • 5 adet taze soğan
    • 1 ufak çay bardağı süt
    • 1 demet taze dereotu
    • 1 yemek kaşığı kuru nane
    • 4 yemek kaşığı un
    • 1 yemek kaşığı sızma zeytinyağı
    • 1 paket kabartma tozu (sırrı bu!)
    • 1 yemek kaşığı parmesan peyniri 
    • 2 yemek kaşığı mozzarella peyniri 
    • Tuz ve karabiber
    Hazırlanışı: 
    1. Kabak ve havuçları rendeleyin. Kabakların suyunu sıkıp, süzün. 
    2. Taze soğan ve dereotunu incecek kıyın. Sebzelerin üzerine ekleyin. 
    3. Sütü ekleyip, yumurtaları kırın, unu, kuru naneyi, zeytinyağını ve kabartma tozunu ekleyip güzelce karıştırın. 
    4. En son zevkinize göre tuz, karabiber ve nanenizi ekleyip iyice karıştırın ve  yağlı fırın kağıdı serdiğiniz bir borcam veya fırın tepsisine dökün. 
    5. Tepsiye aldıktan sonra aralara minik parçalar halinde mozzarella peynirlerini gömün ve en son üzerine 1 yemek kaşığı parmesan peynirini serpiştirin. Ve 180 derecede yaklaşık 30 dk. pişirin. 
    Püf Noktası: 
    1. Kabartma tozu sayesinde çökme yapmıyor. Pofuduk bir kıvam alıyor. 
    2. İsterseniz hiç zeytinyağı eklemeyebilirsiniz. 
    3. Süt sayesinde hafif nemli bir kıvamı oluyor. Denemenizde fayda görüyorum. 
    4. Evde mozzarella veya parmesan yoksa, beyaz peynir, az yağlı taze kaşar veya eski kaşar, lor peyniri vs. ne isterseniz ekleyebilirsiniz. Keyfinize kalmış. 
    5. Bu mücverin asıl sırrı dereotu ve taze soğandır. Taze soğansız mücver bence asla olmaz. Yoksa tabii ki normal soğanda kullanabilirsiniz ama taze soğan ve dereotu kombinasyonunun performansını elde edemezsiniz, en baştan söyleyeyim :) 
    Şimdiden afiyet olsun! 

    12 Mart 2014 Çarşamba

    Kıymalı Sirön (Silör) - Karadeniz Mantısı

    Bu değişik tarifi ilk defa denedim ve süper oldu.
    Yanılmıyorsam (yanılıyorsam düzeltin) Gümüşhane'ye ait bir yemek. Silör veya sirön ismiyle geçiyor ama herkesin konuyla alakalı farklı yorumları var.
    İsmi her ne olursa olsun, lezzeti süper oldu. Bir çeşit Karadeniz mantısı diyebiliriz. Yalnız orijinal tarif etsiz. Ben bu tarifi etsiz düşünemiyorum çünkü çok boş bir şey gibi gelebilir.
    Kolay bir yemek, çok marifet gerektirmiyor. Hemen denemenizi öneririm.

    Malzemeler
    • 2 adet yufka
    • 2 su bardağı et/tavuk suyu
    • 1 tatlı kaşığı tereyağı
    • 300 gr. kıyma
    • 1 orta boy soğan
    • 1 tatlı kaşığı tatlı toz kırmızı biber
    • 2 su bardağı yoğurt
    • 2 diş sarımsak
    Üzeri için:
    • 1 yemek kaşığı tereyağı
    • 1 çay kaşığı tatlı (veya acı) toz kırmızı biber
    Yufkayı tezgaha açın ve bir kenarından başlayarak yuvarlayarak sarın. Sonunda ince uzun sarılmış şekilde yufkanız olacak. Bu yufkadan 2 parmak boğumu boyunda dilimler keserek bir fırın tepsisi veya borcama dik şekilde dizin. Şekli sushi gibi olmalı. 180 derecede yufkalar altlı üstlü kızarıncaya kadar tutun. Bu esnada bir tavada 1 tatlı kaşığı tereyağını eritin ve küp doğradığınız soğanları ekleyip kavurun. Üzerine kıymayı ekleyin ve güzelce kavurun. Ateşten almaya yakın güzel bir renk ve aroma için tatlı kırmızı toz biberi ekleyin. 5 dakika daha pişirip altını kapatın.
    Yufkalar çıpçıtır bir halde fırından çıkınca, kenarda hali hazırda sıcak duran tercihen et suyumuzu yufkaların üzerinde gezdiriyoruz ve yumuşak, nemli güzel bir hal alıyor. Bu suyu yufkalar güzelce çekecek ve vıcık vıcık kalmayacak. Sonra kavurduğumuz kıymayı, hamurlarımızın üzerine  yayıyoruz, üzerine sarımsaklı yoğurt ve köpürtülmüş tereyağı ile sıcacık servis ediyoruz.
    Bu  yemek yufka fırınlandıktan sonra bekletilebilir. Örneğin bir gece önceden hazırlamak isterseniz yufkayı fırınlayabilirsiniz, kıymayı kavurabilirsiniz ve son anda birleştirebilirsiniz.
    Çalışan emekçi bir kadın olarak bende aynısını yapıp bir gece önceden hazırladım.
    Değişik, arada bir yenecek, yufkaları da değerlendirmeye yarayacak bir tarif.
    Afiyet olsun!

    9 Şubat 2014 Pazar

    Nutella'lı Cheesecake



    Şef olmama rağmen, eve gelince mutfakta saatler harcamayı sevmiyorum. Basit ve herkesin yapabileceği tarifler üretmek hoşuma gidiyor.
    Hele ki, bu tarif gibi pişirme, yoğurma, un, yumurta olmayan (ve sadece 6 malzemeli!) tembel işi tariflere bayılıyorum ve herkes böyle basit ama vurucu yemekler yapsın istiyorum. Zira mutfakta uzun saatler geçirince ortaya süper bir şey çıkaracağım aşikar, ancak 15-20 dakikada süper bir şey çıkarabiliyorsam, bence asıl marifet orda.
    Gelelim tarife

    Malzemeler

    • 200 gr. nutella
    • 125 gr. labne peyniri
    • 1-2 tatlı kaşığı pudra şekeri
    • 1 paket burçak bisküvi 
    • 4 yemek kaşığı erimiş tereyağı
    • 1 çay bardağı kıyılmış ceviz
    Hazırlanışı

    1. Bisküvileri rondoda un haline gelinceye kadar çekin. 
    2. Erimiş tereyağı ile karıştırın. (az gelirse daha çok tereyağı ekleyebilirsiniz) 
    3. Kelepçeli kalıbın dibine parmak uçlarınızla bisküvi hamurunu ince bir katman olarak yayın. 
    4. Rondoya labne peyniri, pudra şekeri ve nutellayı ekleyin. Homojen bir kıvam alıncaya dek karıştırın. 
    5. Bir tadına bakın. Peynir tadı arkadan hafifçe gelmeli ama insanı baymamalı. Bu dengeyi pudra şekeri yardımıyla tuturabilirsiniz. Ölçüler göz kararı olduğu için, kendi mutfağınızın şefi olun ve arzu ettiğiniz tada göre biraz eklemeler yaparak dengeyi tutturun. 
    6. Bu karışım gözünüze çok cıvık gelebilir ancak karışımı bisküvilerin üzerine kelepçeli kalıba dökün ve en az 4 saat, tercihen 1 gece dolapta bekletin. Buzdolabında geçirilen saatler sonunda karışımınız hafifçe donacak ve istediğimiz kıvama gelecektir. 
    7. Servisten hemen önce üzerine kıyılmış ceviz serpip, kelepçeli kalıptan çıkararak servis yapın. 
    Şefin sırrı: 
    • Evinizde varsa, bisküvili karışıma 1/8 çay kaşığı taze muskat rendesi ekleyin. Tadı çok değiştirecektir.


    8 Şubat 2014 Cumartesi

    Diyetisyen Onaylı Ispanaklı ve Gravyer Peynirli Börek

    Börek yapmanın artık marifet sayılmadığı günlerdeyiz.
    Artık hem börek yapıp, hem de börek yerken zayıflamak marifet sayılıyor. 
    Bu da öyle bir tarif işte. İçinde hiç yağ yok. Dünyanın en lezzetli böreği demiyorum ama sağlıklı olduğu kesin. Ve uzun zamandır benim gibi kaçamak yapmıyorsanız, psikolojinize çok iyi gelecek bir yemek olduğu kesin :) Bir iki ufak lezzet sırrı var. Onları uygularsanız gönül rahatlığıyla yiyebileceğiniz bir yemek. Tepsi böreği olduğu için, sarma burma kızartma derdi de yok. Gayet basit. 
    Üstelik elinizde yırtık yufkalar varsa onları da değerlendirebilirsiniz.
    Hatırlatmak isterim ki, bu böreği yediğim haftanın sonunda (yani bu hafta) diyetisyen kontrolünde sadece yağdan 2,5 kilo vermiştim bile :)
    Yediklerimizden ziyade porsiyon kontrolü ve pişirme metodu diyetinizi en etkileyen şey. Yanına 1 bardak light ayran ile süper bir kombin oluyor.



    Malzemeler
    • 2 adet yufka
    • 1 paket dondurulmuş ıspanak (benimki çalışan kadın işi, tazesi varsa hay hay) 
    • 2 adet pırasa
    • 2 diş sarımsak
    • 1 çay bardağı rendelenmiş gravyer peyniri
    • 2 su bardağı light süt
    • 2 adet yumurta
    • Taze çekilmiş karabiber
    • Tuz
    Hazırlanışı: 
    1. Pırasaları incecik kıyın. Bir tavada sıcak su ekleyerek yumuşayana kadar pişirin. 
    2. Sarımsak ve ıspanaklaları da ekleyin. Yağ eklemeden sıcak su yardımı ile yumuşayana kadar pişirin. Hafifçe tuz biber ile tatlandırın. Ilınmaya bırakın. 
    3. Borcam kabı yağlı kağıt ile kaplayın 
    4. Derince bir kaseye yumurtaları kırın, sütü ekleyin. iyice karıştırın. 
    5. Burası en zevkli kısmı. Birinci yufkayı bu karışıma batırıp çıkarın. Yufkalar kopabilir, ayrılabilir. Önemli değil. Islanmış yufkayı borcamı kaplayacak şekilde serin. 
    6. Üzerine ılınmış pırasalı ıspanaklı karışımı dökün. 
    7. 5. adımda ilk yufkaya yağtığımız hareketin aynısını 2. yufkaya da yapın. Ve malzemelerin üzerine örtecek şekilde kapatın. 
    8. Kasede kalan yumurtalı, sütlü karışımı borcama dökün. 
    9. 180 derecede ısıtılmış fırında (gözünüzle takip ederek) 35-45 dakika arası pişirip servis edin. 
    Şefin önerileri:

    1) Bu börek fırındayken çılgınlar gibi kabaracak. O yüzden pofuduk pofuduk yemek istiyorsanız,  fırından çıkar çıkmaz servis edin.
    2) Evde pırasa yoksa kuru soğan veya taze soğan da kullanabilirsiniz. Veya arzu ediyorsanız pırasa, kuru soğan ve taze soğanın üçündende azar azar kullanabilirsiniz. Yaratıcılığınıza ve evdeki malzemenize kalmış. 
    3) Böreğin diyetisyenimden onaylı olması, sizinkinin de onaylayacağı anlamına gelmiyor :)  Gerekirse kontrol edin. 
    4) Böreğim bu seferlik diyetisyenlik değil de misafirlik olsun diyenlere şefin önerisi: 1 ufak çay bardağı ayçiçek yağı veya 2-3 yemek kaşığı tereyağını sütlü, yumurtalı karışıma ekleyin. Ve tabii sebzeleri su ile nerdeyse haşlama kıvamında yapmak yerine 2 yemek kaşığı zeytinyağı ile kavurabilirsiniz. Light süt yerine normal süt kullanabilirsiniz.
    5) Bu böreği 2 değil de, daha fazla yufka yapmak istiyorsanız sırrı şu: Her bir yufka için +1 bardak süt ve +1 yumurta. Yani 5 yufkayla yapacaksanız, 5 bardak süt ve 5 yumurta kullanacaksınız.
    İçini de keyfinize göre ayarlayın işte.
    6) Ben bu böreği daha da tembel işi hale getirip, hazır köz patlıcanla da yapıyorum. Ispanak yerine kavanozlarda satılan köz patlıcanı yufkanın üzerine koyup, güzel bir peynir ile (örneğin erzincan tulum ile) taçlandırıyorum ve voila! İçine istediğiniz her şeyi koyabilirsiniz, kavrulmuş kıyma, patates, maydanoz-peynir vs. yaratıcılığınıza kalmış.

    Diyetlere bir faydam dokunur umarım :)
    Şeften bugünlük bu kadar.
    Sevgiler


    9 Kasım 2013 Cumartesi

    Köz Patlıcanlı Lazanya

    Benim bu köz patlıcan sevdam bitmiyor. Ama neye koysam çok seviliyor. Hakkım yok değil yani :)
    Bu süper tembel işi bir yemek. Anlattığım gibi yaparsanız 5 kolay malzeme ile 15dk. da fırına giriyor ve 20 dakikada pişiyor.

    Köz Patlıcanlı Lazanya
    4kişilik

    Malzemeler

    • 10 yaprak Barilla Lazanya
    • 1 cam kavanoz kühne közlenmiş patlıcan (750 gr.)
    • 1 paket Knorr beşamel sos
    • 750 ml. Süt
    • 1,5 su bardağı rende kaşar 
    • 1 çay bardağı ince kıyılmış ceviz (opsiyonel)
    Hazırlanışı

    1. Önce 750 ml. Süt ile Knorr beşamel sosu pişiriyoruz.
    2. Pyrex kaba beşamel sostan 1-2 yemek kaşığı yayıyoruz. Bu lazanyaların dibe yapışmasını engelliyor.
    3. Üzerine 2 yaprak lazanya koyuyoruz.
    4. Lazanyanın üzerine 1 kepçe beşamel sos, 2-3 yemek kaşığı köz patlıcan ve 1 yemek kaşığı rende kaşar ekliyoruz. Üzerine diğer lazanya yapraklarını ekliyoruz.
    5. Bu işlemi lazanya tercihen 5 (minimum 4) kat oluncaya kadar devam ettiriyoruz. 
    6. En üst kata gelince lazanyayı koyup kalan beşamel sosu lazanyanın her tarafını kaplayacak şekilde döküyoruz. Kalan rende kaşarı da üzerine serpiştirip 20 dk boyunca 200-220 derece arası fırınlıyoruz. Fırından çıkardıktan sonra 10 dakika dinlendirip servis ediyoruz.
    Şefin önerileri:
    • Varsa tabii ki evde közlediğiniz patlıcan tercih sebebidir. Buzlukta falan varsa o da olur.
    • Konserve kullanıyorsanız: daha az yağlı olsun diye, tel bir süzgece oturtup biraz yağını süzdürüyorum. 
    • Barilla lazanyayı haşlamaya gerek kalmıyor ancak eğer beşamel sosla kaplanmamış br yeri varsa fırında kuruyabiliyor. Lazanyanın sırrı; yaptığınız fırın kabını doldurduğunuza emin olun. Çok büyük bir fırın kabının ortasına 2 kişilik lazanya yapmayın yani. Fırın kabınız lazanya ve beşamel sosla dolsun.
    • Eğer ev yapımı beşamel yapıyorsanız, ki o da kabulümüzdür, normalde yaptığınızdan daha ince kıvamlı yapmaya özen gösterin. 
    • Ve eğer ceviz koymak isterseniz, 2. Veya 3. Kata koyabilirsiniz. Veya azar azar her katmana serpiştirebilirsiniz. Keyfinize kalmış.
    • Ben bu lazanyaya domates sos önermiyorum ama keyfinize kalmış. Arzu ederseniz neden olmasın.
    • Bir de kaşarınız yoksa veya evde fazladan izmir tulum varsa tadına doyulmaz. Unutmayın köz patlıcan, ceviz ve izmir tulum çok iyi bir üçlüdür. 
    Afiyet şeker olsun! Şeften sevgiler... 

    2 Kasım 2013 Cumartesi

    Samosa (Mercimekli Muska Böreği)

    SAMOSA 


    Ayıptır söylemesi bu tarifim ödül aldı :) 
    Knorr'un global tarifler kitabına girdi. Bende sizlerle paylaşmak istedim. 

    Aslında kağıt üstünde bakıldığında yeni işimde, eski işimdeki kadar yoğun çalışmıyorum ama tabii ki bu sadece kağıt üstünde. Mesai saati dışında çok fazla bilgisayar başındayım. 

    Geçen haftalarda Knorr'un web sitesi için o kadar çok tarif yazdım ki, tarif yazmayı ne kadar çok sevdiğimi ve neden buraya vakit ayıramadığımı düşünmeme sebep oldu. İşte o yüzden biraz daha efor sarfetmeye karar verdim. 

    Son 9 aydır Knorr'un ürün geliştirme şefliğini yapıyorum ve Knorr için hem sayısız tarif yazıyorum, hem de dünyada gelişen trendleri takip edip, Türk damak zevkine uygun yeni lezzetler geliştiriyorum.   

    Bugünse Türk mutfağından olmayan ama Türk damak zevkine gayet uygun ve lezzetli bir tarif vereceğim. Yapılışı da çok kolay. İsmi Samosa. Bu börek Hindistan başta olmak üzere, Güney Afrika,   Asya gibi doğu taraflarında sıkça yapılıyor. İçindeki baharatlar bu böreği özel kılan asıl malzemeler. Çok acı bir şey beklemeyin ama tabii acıyı çok seviyorsanız, arttırmanızda bir sakınca yok. 

    İçeriği biraz değişken. Yani 'evde bir tane malzemesi eksik diye samosa yapamam' gibi bir şey yok. Tıpkı benim diğer pek çok tarifim gibi. 

    Bana göre bu böreğin olmazsa olmazı muska şeklinde yani üçgen sarılması. Sanki üçgen olmazsa samosa olmayacakmış gibi :) 

    Malzemeler

    • 3 adet yufka
    • 1 su bardağı yeşil mercimek
    • 1 çay bardağı bezelye
    • 2 adet havuç rendesi
    • 2 diş sarımsak
    • 1 büyük boy kuru soğan
    • 1 çay kaşığı pul biber
    • 1 çay kaşığı kimyon
    • 1 çay kaşığı köri 
    • 1/2 çay kaşığı toz karanfil (yoksa yenibahar)
    • 1/2 çay kaşığı karabiber
    • 1 çay kaşığı tuz
    • 2 yemek kaşığı ayçiçek yağı
    • 3-4 bardak su (veya tavuk suyu) 
    • kızartmak için: ayçiçek yağı 
    Hazırlanışı: 
    1. teflon bir tavayı ısıtın ve ayçiçek yağını ekleyin. küp doğranmış soğan ve sarımsakları güzelce soteleyin. 
    2. üzerine yıkanmış mercimekleri ekleyip 1-2 dakika kavurun. tavuk suyunu ilave edin. bu su miktarı biraz göz kararı. suyu çektikçe ekleyebilirsiniz. 
    3. bütün baharatları mercimeklerin üstüne ekleyin ve şöyle bir tadına bakın. eğer bir şeylerin eksikliğini hissediyorsanız, biraz daha baharat veya tuz ekleyebilirsiniz. 
    4. kapağını kapatıp mercimekler yumuşayana kadar pişirmeye devam edin. ateşten almaya 5-7 dakika kala bezelye ve rendelenmiş havuçları da ekleyip biraz daha pişirin ve altını kapatıp soğumaya bırakın. 
    5. iç harcı soğurken, yufkalarımızı keselim. yufkaları upuzun dikdörtgenler halinde keseceğiz. kenarlarını düzlemeyi unutmayın.(bu kısım görmeden biraz zor. daha önce denemediyseniz, youtube dan bir video izleyin. hemen kavrarsınız :)) 
    6. yufkanın başına soğumuş iç harcımızdan birer tatlı kaşığı koyup, muska şeklinde sarıyoruz. en son böreğin iç malzemesi dışarıya çıkmasın diye ucunu kapatırken bir parça suya batırıp yapıştığına emin oluyoruz. 
    7. Kızgın ayçiçekyağında 2 tarafıda altın rengi alana kadar kızartıyoruz ve sıcak servis ediyoruz. 
    Hintliler bu böreğin yanında yoğurtlu, naneli dip sos da servis ediyorlar. o kısmı zevkinize kalmış. 
    baharatı daha çok seviyorsanız, daha baharatlı yapabilirsiniz veya daha az yapabilirsiniz. Kimi yörelerde tavukla ve kıymayla da yapılan bu börek hintlilerin çoğunluğunun vejetaryen olması sebebiyle böyle sebzeli. tavuk suyu ise benim yorumum. eğer tembellik havanızdaysanız, veya evde tavuk suyu yoksa 2 adet tavuk suyu tablet veya 1 adet knorr'un jöle kıvamındaki gerçek tavuk suyunuda kullanabilirsiniz. unutmayın, eğer bulyon kullanıyorsanız tuz ve biber atmayın. yoksa çok tuzlu olacaktır. 
    afiyet olsun!

    16 Mayıs 2013 Perşembe

    Biberiyeli Zeytinyağı ve Cheddar Peyniri ile Tuzlu Kurabiyeler

    İsmi sizi yanıltmasın. Hangi peynirle, hangi yağla, hangi iç dolgusuyla yapmak isterseniz, hangisi evinizde varsa serbestsiniz.
    Çok malzemesi var gibi duruyor ama değil inanın. pişirme dahil maksimum 1 saat veriyorum.
    Güney Afrika'dan döner dönmez, mutfağın tozunu bu tarifle attırdım. Kocam her sabah kahvaltıda ısıtıp ısıtıp bu kurabiyeyi yiyor. Deneyin, çok kolay. Ölçü derdi pek yok. Kafanıza göre takılın.
    Ben sadece ilham vermek için burdayım!

    Biberiyeli Zeytinyağı ve Cheddar Peyniri ile Tuzlu Kurabiyeler

    • yarım bardak becel sıvı pratik
    • yarım bardak biberiyeli sızma zeytinyağı
    • 2 yumurta (1 sarıyı ayırın)
    • 2 yemek kaşığı yoğurt
    • 1 yemek kaşığı labne
    • 1 yemek kaşığı kuru maydanoz
    • 1,5 paket kabartma tozu
    • 1 silme çorba kaşığı tuz
    • 1 çorba kaşığı (varsa esmer) şeker
    • aldığı kadar un (yaklaşık 3 su bardağı)
    • 1 su bardağı + 1 çay bardağı 12 aylık olgun sarı cheddar peyniri
    • 1 su bardağı kavrulmuş ıspanak
    • 1 adet küp doğranmış soğan
    • taze çekilmiş karabiber
    •  bir kaç damla taze limon suyu
    üstü için
    • 1 yumurta sarısı
    • mavi haşhaş, çörekotu, susam vs.
    Hazırlanışı:
    1 tam yumurta + 1 yumurta beyazını derince bir kaseye kırın. Becel sıvı pratiği, zeytinyağını, yoğurt, labneyi, 1 çay bardağı rendelenmiş cheddar'ı (veya başka bir peynirde olabilir) ekleyip iyice karıştırın.
    diğer bir kapta yaklaşık 2 su bardağı unu elekten geçirin. içinde elenmemiş un parçaları olan bir kurabiye istemiyoruz. İçine tuz, taze çekilmiş karabiber, şeker, kuru maydanozu koyup karıştırın.
    şimdi kuru malzemeleri yumurtalı harcın üzerine döküyoruz. karıştırmadan hemen önce kabartma tozunu ekleyin. ve tam kabartma tozunun üzerine bir kaç damla limon sıkın. (sırrı bu!)
    ve malzemeleri iyice karıştıralım. muhtemelen 2 bardak un yetmeyecektir ama bir göz atın yinede. hamur elinize yapışmayana kadar yoğurun ve dediğim gibi un yetmiyorsa yaklaşık 1 bardak daha unu eleyerek azar azar ekleyin.
    unutmayın çok eklerseniz çıkarma ihtimaliniz yok, ama az eklerseniz her zaman ilave şansınız var!
    kısacası gördüğünüz gibi, kuru malzemeleri bir yerde, ve ıslak malzemeleri bir yerde karıştırıp hazır ettik.
    Ufak bir tavada çok az yağ ile soğan ve ıspanakları kavurun. soğumaya bırakın. çok az tuz-biber ile tatlandırın.
    Hamurunuzu iyice yoğurun. Kulak memesi kıvamı derler ya hani, işte öyle yumuşak ama ele yapışmayan bir kıvama gelene kadar yoğurun.
    10 dakika yeter herhalde. biraz da dinlendirin, buzdolabında elbette. süperiz!
    şimdi bir yerde hamur, bir yerde ıspanak, bir yerde rende cheddar. ooh bayram var bayram!
    hamurdan bir parça alıp elinizle iyice inceltip, ortasına peynir ve ıspanaktan koyup kapatın.
    bütün hamur bitene kadar bu işlemi uygulayın.
    örneğin ben ıspanağı yetiremedim ve birazda biberli yeşil zeytinleri dilimleyip, peynirli-zeytinli kurabiyeler yaptım. inanın onlarda süper oldu.
    neyse 180 derece ısınmış ve yağlı kağıt serili fırın tepsisine dizin. üzerine fırça ile yumurta sarısını hafifçe sürün. üzerine de evde artık ne varsa serpiştirin. ben yarısına mavi haşhaş, yarısına çörek otu koydum. (susamla aram pek yok) yaklaşık 20 dakika pişirdim.
    ama 20 dk sonra bir bıçak atıp kontrol edin hala hamur bıçağa geliyor mu diye.


    Siz sormadan ben söyleyeyim:
    1. labne peyniri şart değildi. evde azıcık kalmıştı. değerlensin diye kullandım.
    2. yoğurt yoksa süt olur. süt yoksa yoğurt. miktar size kalmış. kendi mutfağınızın şefi olun. göz kararı ne demek öğrenin :)
    3. hamurumu acayip güzel kılan şey, biberiyeli zeytinyağı ve hamura eklediğim rende cheddar peyniri oldu. sırrı bu. zeytinyağı yerine tereyağı olur. (hatta daha da güzel olur) Hangi yağı koyarsanız koyun,  hamur karışımına (içinin haricinde) peynir karıştırmaya bakın.
    4. içine beyaz ya da lor peyniri gibi bir şey koyacaksanız, hamura karıştırmayın. kaşar gibi eriyen bir peynir tercih sebebidir. Lor/beyaz peynir iç için daha uygun.
    5. tabii ki sırf bu kurabiyeyi yapmak için 12 aylık olgun cheddar peyniri almadım. Güney Afrika seyahatimden aldığım fındıksı tadı olan bu peyniri baktım ki, peynir sevmeyen (sever ama tek başına yemeyen) kocaya yedirmenin mümkünatı yok, bende böyle yedirmeye karar verdim :)
    6. biberiyeli zeytinyağı dediğim kolay bir olay. 3-4 dal biberiyeyi, sızma zeytinyağı  şişesinin içine atıp 15-20 gün marine olmasına müsade ediyorsunuz. aromalı zeytinyağınız hazır. dışarıda para verip de almanıza gerek yok.
    7. kuru maydanpz yoksa panik yok. ben ilk yola çıkarken dereotlu ve peynirli yapıcam diye tutturdum ama evde yoktu ve itiraf ediyorum ben dışarı çıkıp almaya çok üşendim :) ıspanakla dereotu uyumlu değil o yüzden ıspanak varsa, biraz kuru maydanoz. yok illa dereotu varsa, dereotunu 1 demet kullanın ve iç olarak lorlu kaşar karışımlı bir peynir kullanın.
    8. bu harçtan çok iri olmayan yaklaşık 30-35 tane kurabiye çıkıyor.
    gece gece tekrar acıktım gerçekten :)
    deneyin, pişman olmayacaksınız.
    sevgiler


    Mayonezli Karamelize Soğan

    Etin yanına yapılabilecek en kolay garnitürün tarifi bu.
    Aşçılık, beceri, yetenek gerektirmiyor. Sadece bu 3 temel malzemeyi bir araya getirin (yağı saymıyorum) ve ne kadar lezzetli olduğunu göreceksiniz.

    2 kişilik için malzemeler:
    • 1 tatlı kaşığı ayçiçek yağı
    • 2 adet soğan
    • 1/2 knorr et bulyon
    • 1 yemek kaşığı Hellman's mayonez (piyasadaki en güzel mayonez bence Hellman's. yoksa diğerleri de olur)
    Soğanı soyun, ikiye bölün. yarım ay şeklinde doğrayın.
    Soğuk tavaya yağı koyun, soğanları ekleyin karıştırın. altını açın.
    Soğanı 15 dakika boyunca orta ateşte soteleyin.
    15 dakika sonra ateşi kısın ve tavada renginin yavaş yavaş dönmesine müsade edin. belki 10 dk. kadar.
    sonra içine yarım küp et bulyon atın. bu inanılmaz bir et tadı ve baharatlandırma sağlayacak. tuz koymanıza gerek yok. içinde olması gereken her şey var.
    En son ateşten almadan 1 dk. önce ise mayonezi ekleyin, şöyle bir karıştırın ve etin yanına sıcak olarak servis edin.
    Çok beğeneceksiniz!
    Afiyet olsun!

    15 Mayıs 2013 Çarşamba

    Zeytinyağlı Enginar

    O kadar kolay, güzel ve doğal bir yemek ki bu, ön hazırlığı dahil 10, bilemedin 12 dakikada ocağa koymamanız için hiçbir sebep yok.
    Malzemeler
    • 4 tane temizlenmiş enginar
    • 3 yemek kaşığı pirinç
    • 1 demet ince kıyılmış taze soğan
    • yarım demet ince kıyılmış maydanoz
    • 1 taze limon suyu
    • 1 ufak cay bardagi sızma zeytinyağı
    • 1 tatlı kaşığı tuz
    • Taze çekilmiş karabiber
    • 1 tatlı kaşığı şeker
    Taze soğan ve dereotunu incecik kıyıp bir kaba alın. Üzerine yıkanmış pirincimizi ekleyelim. Taze sıkılmış limon suyu, sızma zeytinyağı, tuz, biber, şekeri de ekleyip hep birlikte güzelce karıştıralım. Bu pirinçli karışımı enginar canaklarinin üzerine pay edin. Derince bir tencereye koyup 1,5 bardak (300 ml.) kadar kaynar suyu ekleyip ateşe koyun. Bitti bu kadar basit.

    En kısık ateşte enginarlar yumusayana kadar yaklasik 40 dk pişirin. Enginarlar kılçıklı veya inatçı olabilir. İyice yumuşayana kadar pişirmekten çekinmeyin. Pişme esnasında suyu azalabilir, biraz daha su eklemekte serbestsiniz.

    Suyu hafif kıvamlı olsun derseniz, bir kabın içinde 1/2 tatlı kaşığı buğday nişastasını soğuk su ile ezip, pişmesine 10 dakika kala tencereye ekleyebilirsiniz.
    Bu yemek çok pirinçli olmayacak. Eğer biraz daha pirinçli olsun isterseniz miktarı 5 yemek kaşığı pirincede çıkarabillirsiniz.

    Şu an içeride pişiyor. Mutfakta zeytinyağlı, ekşili, tuzlu, taze soğanlı iştah açıcı bir koku var. Hadi hemen gidip yapın.

    Afiyet olsun!

    31 Mart 2013 Pazar

    Börk Aşı (Osmanlı Sarayı'nın meşhur kuru patlıcanlı yemeği)



    Asitane'ye yaptığımız gastronomik ziyaret beni bir süredir Osmanlı mutfağı konusunda düşüncelere sevk etmiş durumda. Osmanlı mutfağı çok zengin bir mutfak ancak Asitane gibi çok az restoran bunu hayata geçirme cesaretini sergiliyor. Zira Osmanlı zor bir mutfak. Üstelik modern çağda, günlerin su gibi aktığı, fast-food'un düstur bellendiği zamanlarda, insanlar böyle ağdalı ve emek isteyen tarifler yapmak istemiyor. 
    Literatüre bakıldığında Osmanlı'ya ait bir sürü farklı kaynak ve reçeteler mevcut. Elbetteki bir modern İtalyan mutfağı kadar kaynak olmayabilir; yine de mutfağı yaşatmaya devam edecek kadar çok reçete mevcut. 
    Konuyu fazla dağıtmayayım; ablam ve babam İzmir'den geldiklerinde, eşimle birlikte onları Asitane'ye yemeğe götürdük ve hepimiz çok memnun ayrıldık. Ancak babamın yediği yemek beni uzaklara alıp götürdü ve bu yemeği evde yapma isteği duydum. 
    Bu BASİT bir tarif. Adı Osmanlı diye sizi ürkütmesin. Ayrıca kuru patlıcanı dolma dışında nerde kullanabilirim ki sorusu da cevap bulmuş oluyor. 

    BÖRK AŞI

    Malzemeler:
    • 15 adet kuru patlıcan
    • 1 adet iri boy soğan
    • 250 gr. kuşbaşı kuzu/dana eti
    • 2 yk. pirinç
    • 3-4 diş sarımsak
    • 2 yk. nar ekşisi
    • 1 yk. salça (osmanlıda ne domates ne de salça yoktu ancak ben bu yemeğe mutlaka koyuyorum)
    • 1 yk. tereyağı
    • 1 adet kesme şeker
    • 1 çay kaşığı pul biber (isteğe göre - orijinal reçetelerde yok ama hafif acı çok yakışıyor)
    • 2-3 bardak sıcak su
    • Tuz biber
    Hazırlanışı: 
    Kuru patlıcanları tercihen 1-2 saat sıcak suda bekletin. (ben 1 saat sonra, soğumuş suyunu döküp, yeniden kaynar suda beklettim. süper yumuşadı. sürekli sıcak su ilave etmek pişirme süresini kısaltıyor)
    Soğanları yemeklik doğrayın. 1 yemek kaşığı tereyağında çevirin. İnce kıyılmış sarımsakları ve etleri ekleyip, kavurun.
    Islattığınız kuru patlıcanları, 1 parmaktan biraz ince olacak şekilde halka halka kesip etli karışıma ekleyin. Bir süre kavurun. Pirinci ve salçayı da ekleyip 1 dakika daha kavurun. Nar ekşisi, şeker, tuz biber, isteğe göre pul biberi de ekleyin. En son olarak üzerini geçecek kadar kaynar suyu ekleyip, kapağı kapalı olarak bir saat boyunca pişmeye bırakın. İyice yumuşayınca sıcak servis edin. 

    Benim yemeğimde et yoktu. O gün öyle geldi içimden. Nitekim Asitane'deki de etsiz, vejetaryen başlığı altında bulunuyordu. Ama eminim padişahlar bu yemeği etsiz yemezlerdi. Nitekim araştırmalarım gösteriyor ki, orijinal tarifinde kuzu kuşbaşı mevcutmuş. Etli de etsiz de olsa sıcak servis edilen bir yemekmiş. 
    Osmanlı'da domates olmaması ise: Domates bir Güney ve Orta Amerika icadı. Rivayete göre 1900'lere kadar zehirli olduğuna inanıldığı için çoğunluk yemeyi reddetmiş. Kesin olmamakla birlikte domatesin Osmanlı'ya gelmesi de aşağı yukarı 1800-1900 arası bir yerde gibi görünüyor. 
    Çok nadide bir reçete. Denemenizi öneririm. 
    Sevgiler, afiyetle kalın. 



    Yeşil Zeytin Ezmesi

    Yakın zamanda İstanbul'un meşhur Osmanlı fine dining restoranı Asitane'ye gittik ve yemekten önce böyle bir şey getirdiler. Çok hoşumuza gitti. Basit ve lezzetli bir yemeğe giriş sunuyor.
    Tam tarifini bilememekle birlikte bende evde kendi versiyonumu yaptım ve gayet başarılı oldu.
    İşte benim kolay reçetem:


    Malzemeler:


    • 300 gr. biberli yeşil zeytin
    • 100 gr. iç ceviz
    • isterseniz 1 diş sarımsak
    Hazırlanışı: 

    çekirdeksiz biberli yeşil zeytinlerle birlikte cevizleri rondoya atın ve iyice püre haline gelene kadar çalıştırın. 
    Rondo dönmekte zorlanırsa, biraz zeytinyağı ilavesi ekleyebilirsiniz. 
    Fazla yağ ilave etmenizi önermiyorum, zira hem ceviz hem de zeytin ciddi oranda yağ içeriyor. Ben kendi versiyonuma bir kıtırlık da katması için 1 tatlı kaşığı mavi haşhaş tohumu da ekledim. Çok da yakıştı. Sarımsak opsiyonel. Kokudan rahatsız olmazsanız süper oluyor. 
    Yanında ister kıtır, ister taze ekmekle yemek öncesi servis edin. Afiyetle kalın. 

    23 Mart 2013 Cumartesi

    Kolay Lahmacun


    Ben dışarıda yemekten ya da eve yemek söylemekten çok hazzeden birisi değilim. Canım evde yapılamayacak döner, lahmacun vs. gibi bir şey istiyorsa, ancak o zaman sipariş veririm. Düne kadar lahmacun öyle birşeydi benim için. Artık değil.
    Bu süper bir tarif. sadece 6 malzemesi var. O kadar kolay ki. Bir daha asla dışarıdan lahmacun söylemeyeceksiniz. Bundan daha kolayı, telefon açıp sipariş vermektir zaten. Onu da yapmayın; dışarıda neler yediğinizi tahmin bile edemezsiniz. Yıllardır sektörün içinde olan birisi olarak bunu söylüyorum. Bunu deneyin. Herkes sevecek. Çocuklar özellikle.








    Kolay lahmacun

    Malzemeler 
    • 250  g dana-kuzu karışık kıyma (veya sadece yağlı dana, nasıl seviyorsanız)
    • 1 adet soğan
    • 1 tane domates (rendelenmiş)
    • 1/2 bağ maydanoz
    • 1 adet kırmızı dolmalık biber
    • 1 yemek kaşığı domates salçası
    • 1 çay kaşığı pulbiber
    • 1/2 çay kaşığı toz karabiber
    • 1 silme tatlı kaşığı tuz
    • 5 adet tortilla lavaşı
    Hazırlanışı

    Bir kaba kıymayı alın. İnce kıyılmış maydanoz, yine ince kıyılmış kırmızı biberlerinizi ekleyin. Üzerine domates salçası, baharatlar, tuz ve rende domatesi de ilave edip güzelce yoğurun. 
    (acılı seviyorsanız, zevkinize göre pul biberi arttırabilirsiniz de) 
    Bu arada fırınınızı açın, 240 dereceye gelmesini beklerken, lahmacunlarımızın üstünü yapalım. 
    Tortilla lavaşının üzerine iç harcı her yerine eşit kalınlıkta gelecek şekilde yayın. Burada parmaklar devreye giriyor. Bu işlemi her bir tortilla için yapın. 
    Fırında tepsi, tel vs olmadığına emin olun. 
    Fırın ısınınca fırının tabanına bir adet pişirme kağıdı koyun ve üzerine lahmacunu koyun. 
    Yaklaşık 8-10 dk arası fırında tutun. 
    Yanında roka, yeşillik ve ayran ile servis yapın. Sumaklı soğan ve limon benim favorim. Keyfinize kalmış. 

    Siz sormadan ben söyleyeyim: 
    -Mahalledeki fırıncınızdan aldığınız lavaşa yapın, daha da efsane olur. 

    Yukarıdaki resim fırına girmeden önceki hali. Yandaki fırından çıktıktan sonraki hali. 
    Deneyin. Pişman olmayacaksınız. 
    Sevgiler. 

    22 Mart 2013 Cuma

    Bulgur Pilavı



    Dün Mehmet Öz'ün showunu izliyordum ki, başka bir doktor çıktı ve bütün sağlıksız yaşantımızın kilo almamızın, bel yağlanmasının, ve dolayısıyla bel ağrılarımızın vs. sebebinin BUĞDAY olduğunu söyledi. Aklım almadı önce ama sonra açıkladıkça aklım yattı. Anneannemizin zamanındaki buğdayların 45 cm boyunda olup, şu andakilerin 15 cm. olduğunu söyledi. Ve buğday artık eski buğday değilmiş. Özellikle karın bölgesinde yağlanma yaptığını,  7 yaşındaki çocuktan, 70 yaşındaki dedeye kadar kimsenin buğday yememesi gerektiğini söylüyor. İddialı bir yaklaşım ama kendisi yine de karbonhidrat almayın demiyor. Çünkü vücudun buna da ihtiyacı var. Ve bulguru fazla abartmadan yiyebileceğimiz karbonhidratlar arasında saydı. Diğerlerinin arasında doymuş yağdan zengin kaju, antep fıstığı gibi ürünlerde var. Bunlar işin zevkli kısmı galiba :)
    Bu arada doktorun iddiası, buğdayı bir anda ve hızlıca bırakmamızmış zira kendisi tıpkı uyuşturucu gibi bağımlılık yapıyormuş. Ekmek, pilav, makarna, çikolata ve hazır neredeyse tüm gıdalarda bu mevcut. Glutensiz bir şeyden bahsetmiyoruz, sadece buğday free hayat diyor. Tabii bu arada kendisinin tüm dedikleri Pierre Dukan'ın dediklerine çıkıyor ve 30-40 kilo veren hastalarını gösteriyor. Sonuçlar şaşırtıcı.
    Belki de bunlardan etkilenerek akşam eve geldiğimde, zeytinyağlı bamyanın yanına bulgur pilavı yaptım.
    Bana göre bulgur pilavı geyik bir şeydir. Eskiden sevmezdim. Sonra niye sevmediğimi bir gün anladım.
    Dışarıda veya birinin evine gittiğimizde, bize bulgur diye verdikleri şey salçayla kavrulmuş bulgur. İçinde lezzet arttırıcı hiçbir unsur yok. Kuru kuruya bulgur pilavı olmaz. Hep söylerim, sebzeler burada anahtar. O yüzden sebzeli bulgur pilavı huzurlarınızda.

    Malzemeler (3-4 kişilik)

    • 1 su bardağı bulgur
    • 1 baş soğan
    • 2-3 adet çarliston biber
    • 2-3 tane küp doğranmış domates
    • 2-3 diş sarımsak
    • 2 kaynar bardak su
    • 1-2 yemek kaşığı tercihinize göre yağ
    • 1 tatlı kaşığı salça
    Hazırlanışı

    Bir pilav tenceresini ısıtıp yağınızı alın. Üzerine soğanları alın. 1 dakika kavurun, sarımsakları ekleyin. Ateş orta. İri kıydığınız yeşil biberleri ekleyin. (ben irice seviyorum, yemeğin içinde kaybolması hoşuma gitmiyor. siz keyfinize göre yapın)
    Kavurmaya devam, 1 dakika kadar daha. Sonra şöyle bir sudan geçirdiğiniz bulgurları da atın, hemen salçayı da ekleyin. 1-2 dakika daha kavurun. Domatesleri ekleyin. 1 dakika daha kavurun ve sonra 2 bardak sıcak suyu ekleyip, isteğinize göre tuz ve karabiber atıp kapağını kapatıp kısık ateşte pişirin. Suyunu tamamen çekince altını kapatın. Tencere ile kapak arasına bir peçete koyup 15 dk dinlendirdim. Nemini alsın, demlensin diye. Sizde öyle yapın. Sıcak servis edin. 

    3-4 kişilik dedim ama ana yemeğin yanına olursa. Yoksa sırf bulgur pilavı yiyecekseniz 2-3 kişilik olabilir. 
    Annem üzerine kuru nane serper. Ben bu sefer serpmedim ama çok yakışıyor. 
    İsterseniz patlıcanda süper olur. Onu da minik minik doğrayıp soğanla birlikte kavurun. kalan basamaklar aynı. 
    Yanına ben sarımsaklı yoğurt öneriyorum :) 
    Afiyet olsun. 

    13 Şubat 2013 Çarşamba

    Pestolu Mozzarellalı Fırında Mantar

    Bu bence dünyanın en kolay ara sıcağı. Daha sevmeyen kimseye rastlamadım. Üstelik ne zaman masaya getirseniz, herkesten bir of'lamalar, ay'lamalar, amanın'lar duyulur. Ana yemekten önceki puanları garantilemek istiyorsanız, denemeniz gerekiyor. Üstelik 3 ana malzemesi var.

    Malzemeler


    • Yarım kilo mantar (sapları ayrılmış)
    • 1 su bardağı rendelenmiş mozzarella peyniri (yoksa kaşarda olur)
    • 1 yemek kaşığı pesto sos
    • Taze karabiber, tuz
    Hazırlanışı

    İsteyen mantarları tuzlu, limonlu suda haşlayabilir, ben bu sefer öyle yaptım. Normalde üşendiğim için yapmam, ama sanırım böyle daha güzel oldu. Mantarları yumuşak seviyorsanız haşlayın, biraz daha diri seviyorsanız çiğden koyun. 
    Üzerine rende peynirinizi koyun. (bol peynirli seven daha çok da koyabilir. miktar isteğe bağlı)
    Ve 180 derece ısınmış fırında 10-15 dakika, üzeri hafif kızarana kadar tutun. 
    Çıktıktan sonra taze karabiber çekip, pesto sosunuzu parça parça üzerine paylaştırın. 
    Sıcak servis yapın. 

    12 Ocak 2013 Cumartesi

    Zeytinyağlı Ispanak

    Malzemeler:


    • Dondurulmuş ıspanak (ben iglo kullandım, memnunum)
    • 1 baş kuru soğan
    • 1 adet havuç 
    • 1 adet kırmızı biber (evde yoktu ben yeşilini kullandım)
    • 3-4 diş sarımsak
    • Tuz
    • Biber
    • 1 tatlı kaşığı zeytinyağı
    Yapılışı

    Yağı eklediğimiz tenceremize küp doğranmış soğanları ekleyip terletiyoruz. Bu esnada 2-3 yemek kaşığı su ekliyoruz. İnce kıyılmış sarımsak, küp havuç ve biberimizi ekliyoruz. Kapağı kapalı halde 2-3 dakika pişirelim. Ispanakları ekleyelim. Tuz ve karabiber ekleyelim. Gerekirse biraz daha su ekleyebiliriz. Kapağı kapalı halde ıspanaklar iyice yumuşayana kadar pişirelim. İster ılık, ister soğuk yiyelim. Voila!!!

    Diyet Domates Çorbası

    Uzun zamandır yazmadığımı fark ettim ve bu durum beni üzüyor. Çünkü ne kadar yoğun çalıştığımı hatırlatmaktan bir işe yaramıyor. Bugün cumartesi. Ben 15.00 de işe gideceğim. Ev sessiz çünkü saat 9 civarı ve koca derin bir uykuda. Bense son bir kaç haftadır kafamda olan şeyi sonunda bugün uygulamaya koydum ve sonunda diyete başladım. Sabah sabah gözümü açar açmaz diyet yemeklerimi yaptım bile.
    Sabah erken kalkmak işime geldi aslında. Çabuk bir kahvaltı yaptım, limonlu ılık suyumu içtim. (Taylan Kümeli öyle diyor diye vallaha) 15 dakikada yemeklerimi ateşe koydum ve bunları yazarken Lipton'un bergamotlu yeşil çayını içiyorum. Çok lezzetliymiş hakikaten. Herkese öneririm. 
    Şimdi asıl konumuza gelelim. Bugün iki çeşit yemek yaptım. Bir tanesi domates çorbası, bir tanesi ise zeytinyağlı ıspanak. Çorba özellikle çok kolay, 5 malzemesi var ve hiç yağ yok. İkisinin de tarifini vereyim. 

    Domates Çorbası

    • 500 gr. domates püresi (ben tat marka olan püreyi kullandım. malum bu mevsimde iyi domates zor. risk almayın bence.)
    • 500 ml. su
    • 1 tatlı kaşığı buğday nişastası (biraz kıvam vermek için)
    • Tuz
    • Değirmen karabiber
    Hafifçe ısıttığınız tencereye domates püresini ekleyin. Üzerine suyu ekleyin. Tıngırdamaya başlasın. Ufak bir kapta soğuk su ile ezdiğiniz buğday nişastasını tencereye ekleyin. Çorbanız kıvam alacaktır. İstediğiniz kadar tuz ve biber ile tatlandırın. Eğer arzu ederseniz servis esnasında light kaşar rendesi kullanabilirsiniz. Afiyet olsun.

    not: ıspanak tarifi diğer entry'de. 

    Terbiyeli Ispanaklı Sebze Çorbası

    Bu hafta epey iyi geçti diyebilirim. Haftamın en eğlenceli günü ise, Show TV Ana Haber Bülteninde ünlü diyetisyen Selahattin Dönmez ile bi...