4 Şubat 2011 Cuma

Sütlaç


Tatlıya çok düşkün değilimdir ama güzel bir fırın sütlaca asla hayır diyemem.
İşte reçetesi:

Malzemeler:

  • 1 litre süt
  • 1 çay bardağı pirinç
  • 1,5 su bardağı su
  • 1 poşet dr. oetker pirinç unu
  • 1,5 su bardağı ( 200-225 gr.)şeker
  • 1 çorba kaşığı sahlep
  • 1 paket dr. oetker vanilya

Hazırlanışı

Pirinci, 1,5 su bardağı su ile tencereye koyup, kaynatmaya bırakın. Kapağı kapalı olarak. Pirinçler uzayıp şişince, altını kapatın. Bu esnada suyun da büyük bir kısmını çekmiş olacak.
Pirinçler suyu çekince tencereye sütü ekliyoruz. Ve altını açıyoruz.
Diğer tarafta derince bir kasede şeker, pirinç unu, sahlep ve vanilyayı karıştırıyoruz. Süt tencerenin içinde daha ısınmamışken bu karışımı çırpma teliyle çırparak karıştırıyoruz. Kaynadıktan sonra 10 dakika daha pişiriyoruz. Resimdeki gibi varsa toprak kaplara döküyoruz.
Ben burada fırın sütlaç formatında pişirmediğim için resmi böyle.
Eğer fırında pişirmek isterseniz, fırın tepsisine kapları koyduktan sonra, kapların yarısına kadar gelecek kadar su koyun ve sadece üst ısı veren ayarda fırında üzeri renk alana kadar pişirin.
Soğuduktan sonra yiyin. içinde hiç yağ yok bol bol yiyin. hatta light süte yapın, daha da bol yiyin :)) afiyet olsun

Yumuşacık Bonfile Pişirmenin Sırrı

Herkes aynı dertten muzdarip.
Eti nasıl yumuşak pişirebiliriz?
Arkadaşım Dilek soruyu sorunca cevabı buradan vereyim dedim. Hem de okuyucularıma da belki bir faydası olur.
Eti kendi suyunda pişirmek diye bir şey yoktur. O anneannenizin uydurup, baş ucunuza koyduğu bir yalandır.
Et kati surette suyunu salmamalıdır.
Zira eti yumuşak tutan şey içindeki o suyu. Peki o suyu nasıl içinde tutabiliriz?
İş önce iyi bir tava sahibi olmaktan başlıyor.
Evdeki dibi en kalın, mutlak surette teflon tavanızı alıp, ocağın en büyük gözüne koyuyorsunuz. Altını en yükseğe açıyoruz. Tavanın ciddi derecede ısınması lazım.
Tavadan duman çıktığı anda yeteri kadar ısınmış demektir. O dumana dikkatli bakabilirseniz, mavi olduğunu görürsünüz. Literatürde "blue smoke" deriz biz bu dumana.
Bu duman çıktığı anda tavaya az miktarda yağ koyuyoruz mesela 1 bonfile için 1 çay kaşığı. ve hemmen bonfileyi tavaya atıyoruz.
En az 1-1,5 dakika hiç ellemiyoruz. Sonra ters yüz edip öbür tarafını da aynen yüksek ateşte pişiriyoruz.
Ateşi hiç kısmadık bu arada. Har har yanmaya devam ediyor.
Etin dışı güzel kahverengi karamelize bir renk almalı. Eğer iki taraftada bu rengi yakaladıysak, başarıya ulaşmışız demektir. Bu saatten sonra istesek bile et sert olmaz.
bu işleme mühürleme adı verilir ve etin iki tarafını da çok yüksek ateşte az yağla mühürlersek,  eti yumuşak tutmaya yarayan suyu içine hapsolur ve dışarıya çıkamaz.
sonra ateşi orta seviyeye alıp içini biraz daha pişirmek gerekiyor. dışı yanmadan içi de pişmeye devam edecek. Çok kısık önermiyorum ateşi, az-orta arası bir noktada ideal.
yani gördüğünüz gibi eti et yapan şey ateş. dikkat edin mangalda yapılan etler hep yumuşacıktır, sebebide budur. önce yüksek ateşte ızgaranın ortasında, sonrada içi pişsin diye ızgaranın kenarına alınır. bu da mangaldaki sırrı.
dikkat ederseniz restoranlarda yenilen bütün bonfileler yumuşacıktır. onlar ızgarada aşırı yüksek ateşte piştiği için öyle yumuşak oluyor. bu anlattığım yöntem de ızgarada pişirmeye eş değer. sadece eti yakmamak lazım.

Püf noktaları:
  1. Tava kesinlikle yapışmaz teflon tava olmalı
  2. Pişirme esnasında tava sallanmamalı zira ateş çok yüksek olduğundan ve tavada yağ olduğundan, yağ alev alabilir. Ancak alev alırsa da bu dünyanın sonu değildir. Tava alev alırsa sakin olun. Tavayı ateşten bir kaç saniyeliğine çekin, ateş kendiliğinden sönecektir. Veya tavaya dokunmak istemiyorsanız, üzerine minicik bir parça tuz atarsanız ateş yine otomatikman sönecektir (yangının üzerine kum atmak gibi) Asla ve asla alev almış bir tavaya su atmıyoruz. Felaketiniz olur.
  3. Tavaya aynı anda çok fazla et atılmamalı. Örneğin maksimum 2 parça bonfile ideal. 3. attığınızda tavanın ısısı çok düşecek ve et suyunu yine salacaktır.
  4. Eti marine etmek de etin yumuşak olmasının bir diğer yoludur. Eti pişirmeden bir gece önce derince bir pyrex kaba alıp, içine ayçiçek yağı/mısırözü yağı, taze biberiye, taze kekik, iri kesilmiş soğan halkaları ve biraz ezilmiş sarımsak koyup streç filmle kapatmak etin çok daha aromalı olmasını sağlar.
  5. Eti pişirdiğimiz yağ tereyağı veya zeytinyağı olmamalı. Zeytinyağı ve tereyağı, mısırözü ve ayçiçek yağına göre daha kolay yanmaya meyillidir.
  6. Bonfile etin her zaman en yumuşak kısmıdır. Biftek daha sinirli ve kaslı kısmıdır. Bonfile pişirmenizi öneririm.
Afiyet olsun :)

Hasta Bruschettası

Evet, ben ismini böyle koydum zira şu anda azıcık hasta gibiyim ama yarın uçuşum var. Ve ne olursa olsun yarına kadar toparlanıp o uçuşa gitmem lazım. O yüzden sabahtan beri ballı yeşil çaylar, portakal suları içip duruyorum. Ama 1 tane yeşil biberde, 1 tane portakalda olduğundan 10 kat fazla C vitamini olduğundan biber yiyeyim dedim.
Kuru kuruya yeşil biber yenmez.
Ama böylesi yenir dedim.
Hem de çok kolay, 3 malzemeli

Malzemeler:

2 dilim tost ekmeği (beyaz/kepekli/esmer vs.)
3 çorba kaşığı rendelenmiş tulum/kaşar peyniri (ben izmir tulumu kullandım)
1 tane iri çarliston biber

Hazırlanışı:

Her bir tost ekmeğinin üzerine 1,5 çorba kaşığı peynirimizi koyup, üzerine ince kıyılmış 1/2 çarliston biberi koyuyoruz. Fırında veya mikrodalgada peynirler eriyene kadar tutuyoruz. Sıcak sıcak yiyoruz. Yanında yeşil çay içiyoruz. Hastalanmıyoruz. Hemen ayaklanıp, uçuşa gidiyoruz :)
Afiyet olsun

3 Şubat 2011 Perşembe

Fırında Beşamel Soslu Sebze




Yine sevgili Damla'nın isteğine göre güzel ve light bir reçete. Hemen konuya gidiyorum

Malzemeler:
  • 150 gr. minik çiçekler halinde karnıbahar
  • 150 gr. minik çiçekler halinde brokoli
  • 150 gr. istediğiniz şekilde doğranmış havuç
  • 150 gr. minik küpler halinde patates
  • 1 su bardağı rendelenmiş kaşar/mozzarella/tulum peyniri (light da kullanılabilir)
beşamel sosu için
  • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • 2 yemek kaşığı un
  • 500 ml. süt
  • tuz, taze çekilmiş karabiber
Hazırlanışı:

Derince bir tencerede bol tuzlu suyumuz kaynarken içine önce karnıbahar çiçeklerini atıyoruz. İstediğiniz kadar pişirin ama hafif diri bırakın zira daha fırına girecek.
karnıbaharları sudan çıkardıktan sonra, aynı suya brokolileri atıyoruz. 1 dk. kaynatıp hemen çıkarıyoruz. (brokoli çabuk pişmeye çok meyilli bir ürün. fazla tutmayın)
sonra havuçları haşlıyoruz, sonrada patatesleri.
ayrı ayrı haşlamamızın sebebi, size arıza çıkarmak değil, brokoli ile patatesin farklı sürelerde pişmesi gerekliliği. yoksa bende isterim hepsini aynı anda atıp, har har haşlayalım :)
evet bu sebzeleri bir pyrex kaba alıyoruz. onlar beklerken beşamel sosumuzu yapalım.
tencere hafif derin, ateş orta. tereyağını atıyoruz. eriyince unu ekleyip kokusu çıkana kadar kavuruyoruz (3-4 dakika kadar). ateşi kısığa alıyoruz. soğuk veya oda sıcaklığındaki sütü, sicim gibi akıtarak çırpma teliyle çırpa çırpa unlu karışımımıza yediriyoruz. kıvamını alınca ocaktan alıyoruz. tuz, biber ekliyoruz.
pyrex kaba aldığımız sebzelerin üzerine beşamel sosu döküyoruz. üzerine 1 su bardağı rende kaşarı döküyoruz. üzeri altın rengi alana kadar 175 derecede fırında pişiriyoruz.
Yanında da güzel bir salata olur, pirinç pilavı olur, ne isterseniz olur.
Afiyet olsun.

not: sebzeleri haşladığınız suyu süzmezseniz, o suya müthiş besleyici bir çorba yapılabilir. çorba yapmaya halim yok derseniz, buz kalıpları içinde minik küpler halinde dondurup ilerisi için yemeklere lezzet katmak için veya risotto için kullanılabilir.

Sebze Köftesi

Eveeet sevgili vejetaryen arkadaşım Damla'nın isteği üzerine 2 tane reçete vereceğim.
Hem yapması kolay, hem de lezzetli.
Şimdiden afiyet olsun.

Malzemeler:

  • 2 adet havuç rendesi
  • 2 adet kabak rendesi
  • 1 su bardağı çok ince kıyılmış pırasa
  • 1 adet soğan rendesi (rendelendikten sonra suyu süzülecek)
  • 2 diş sarımsak
  • 1 yumurta
  • 1/2 su bardağı mozzarella peyniri (yoksa kaşar)
  • 1/2 su bardağı un
  • Tuz, taze çekilmiş karabiber
Hazırlanışı:

Kural bir: Soğanları ve kabakları rendeledikten sonra mutlak surette suyunu sıkıyoruz ve derince bir kaba alıyoruz.
Yine rendelediğimiz havuç, sarımsak, ince kıyılmış pırasayı bu kaba ilave ediyoruz. Peyniride ekliyoruz. Hepsini güzelce harmanlıyoruz. içine 1 tane yumurta kırıyoruz, unumuzu, tuz ve biberimizi ekliyoruz. yine iyice karıştırıyoruz. mücver karışımı gibi bir kıvamı olmalı.
teflon tavamıza biraz ayçiçek/mısırözü yağı döküyoruz. İyice kızınca içine kaşık kaşık bu karışımdan döküyoruz. alt tarafı altın rengi olunca, ters çeviriyoruz. içi yumuşak dışı çıtır olunca, tavadan alıp, fazla yağını alması için kağıt olan bir tabağa çıkarıyoruz. ben sıcak yemeyi seviyorum. soğuk da yenebilir.
sıcaksa yanında sarımsaklı yoğurt süper oluyor.

öneriler:
  1. acı seviyorsanız 1 tatlı kaşığı pul biber yakışır. baharat seviyorsanız, 1 tatlı kaşığı kekik.
  2. en kötü huyum yemek yaparken ölçü kullanmamak. sebze ölçüleri değilse de, un ölçüsünü tahmini verdim. yani baktınız kıvamı çok sulu oldu, un miktarını biraz arttırın. ama çok fazla unlu olmaması gerekir, yoksa kaskatı kek gibi bir şey olur. göz kararı yani.
  3. eğer peyniri içine koymak istemezseniz, aynı harcı peynirsiz hazırlayıp, pişirdikten sonra, rendelenmiş mozzarella veya kaşarı köftelerin üzerine köyup 3-4 dakika eriyene kadar fırınlayabilirsiniz. görsel bir şölen olacaktır.
  4. içine ıspanak da koyabilirsiniz ancak ıspanakları soteleyip, öyle koymanız gerekmektedir suyunu salmaması için. biraz daha zahmetli ama keyfinize kalmış.
  5. derseniz ki, ben bunları kızartmak değil de, daha sağlıklı bir şekilde fırında pişirmek istiyorum. üç önerim var:
a) pyrex kaba yağlı kağıt koyup, bütün harcı içine döküp 175 derecede pişirin (tam dakikasını veremeyeceğim. fırınınızın randımanına, büyüklüğüne vs. bağlı) dilim dilim keserek servis yapın.
b) fırın tepsisine yağlı kağıt serip, aralıklı olarak yine kaşık kaşık dökerek köfte misali pişirin
c)muffin kalıplarını yağlayın, her birinin içine harçtan dökerek porsiyon porsiyon pişirin.

çok güzel oluyor emin olabilirsiniz. bol bol yiyin. çocuklara yedirin. afiyet olsun.

Diyet Menemen


Diyetisyenim ve ben menemen yemeğini çok severdik. Benim içinse ismi “Bonus Yemek” idi. Çünkü menemeni kalorili hale getiren şey yumurta ve yağdır. Bu ikisinin (ve de tabii yanında yediğiniz ekmeğin J ) ölçüsünü sınırlı tutarsanız kalorisi çok düşük bir yemek kalıyor elinizde. Yumurta ve yağ dışındaki soğanı biberi domatesi istediğiniz kadar çok koyabilirsiniz zira asıl kalori kaynağı onlar değil.
İşte nasıl yaptığım
Antr parantez: Ben malzemesini bol yumurtasını az severim, ona göre veriyorum. İsteyen arzusuna göre artırıp azaltabilir. Afiyet olsun
Malzemeler
·         1 baş büyük kuru soğan
·         2 adet çarliston biber
·         3 iri boy domates
·         2 yumurta
·         1 yemek kaşığı zeytinyağı
·         Tuz, biber
Hazırlanışı:
1.       Teflon tavamızda 1 yemek kaşığı zeytinyağımızı ısıtıp, içine yemeklik doğradığımız soğanları atıyoruz. Ateş orta, soğanlar yanmasın.
2.       5 dakika kadar sonra ince kıydığımız biberleri de ekliyoruz. Ateş hala aynı seviyede
3.       Soyup küp doğradığımız domatesleri ekliyoruz (kimisi rendelenmiş sever, ben küp seviyorum). Artık bu noktada ateşi yükseğe alabiliriz, başından ayrılmamak koşulu ile. Baktık suyunu çekti, tekrar orta seviyelere geri alıyoruz.
4.       Domatesler keyfinize göre pişince, yumurtaları göz göz kırıyoruz, önce beyazları, sonra sarıları harmanlıyoruz. Çok pişirmiyoruz. Yumurtalar löp löp olmuyor. Vıcık vıcık değil ama ekmek banabilecek kadar nemli kalmalı. Kimse yarım saat pişmiş bir yumurta yemeği yemek istemez.
5.       Tuzunu biberini ekliyoruz. 1 dilim kepek ekmeği ile yiyoruz. Yanında ayran da olursa süper proteinli bir yemek oluyor. Hem zayıflıyoruz, hem kas gücümüz yerinde kalıyor.
Lisedeyken bir ara yumurta yiyemediğim bir dönem vardı. Uzunca bir dönem devam etti. O arada menemeni yumurta yerine, light kaşarlı veya orta yağlı beyaz peynirli yapıyordum. Onunda tadına doyum olmaz. Unutmayın 1 yumurta=30 gr light kaşar veya 30 gr. Beyaz peynir. Ne kadar yağsız o kadar iyi J
Bi süre tereyağsız günler dileyeceğim, ekim ayı gelsin söz yine tereyağı en iyi arkadaşım olacak J
Sevgiler

Karnıbahar Yemeği (Diyet)

Şimdi bu Şangay yatılarından nefret ediyorum desem yeri. Zira daha öncede yazdığım gibi Şangay’da her şey yasak. Çin hükümetinin tuhaf politikaları sebebiyle.  Şu anda da malum Şangay’dayım.
Blogumu yazamadığım için an itibariyle word’den yazıp, ilerleyen günlerde copy-paste etmek suretiyle yayınlayacağım.
Bu aralar diyet yemek fikirleri aklımı meşgul eden şeyler arasında. Hem Dilâ hamile, hem de ben topiğim J Hem de bana göre yaz geliyor. Takvimler şubat 1 olunca bana göre sezon açılmış demektir. 4 ayda anca yaza hazırlanırız gibi geliyor çünkü J Geçen temmuzdan 10 kilo daha zayıfım şu anda. Temmuza kadar bir 10 kilo daha verirsem epey iyi bir 2010 sonu, 2011 başı geçirmiş olacağım. Sırrı da burada olabilir.
Hem yemek yapıp, hem de hala lezzeti yakalayıp, yine de keyifli yemekler yiyebilir miyiz? Bence mümkün. Evet yağı biraz az olucak, ama yağ sadece bir lezzet unsuru değildir aşçılara göre. Yağ ayrıca bir kıvam unsurudur. Yağ yerine başka lezzet unsurları (taze ve kuru baharatlar, taze sebzeler,  soğan sarımsak vs.) kullanacağız, böylelikle lezzeti yakalayıp kalorilere güle güle diyeceğiz. Üstelik bunu tereyağına gönül vermiş biri diyor.
Hadi bakalım görelim, tutacak mı tutmayacak mı?

Karnıbahar yemeği

Malzemeler
·         750 gr. Karnıbahar
·         1 adet iri kuru soğan
·         2 diş sarımsak
·         1,5 yemek kaşığı domates salçası
·         1 yemek kaşığı zeytinyağı
·         1-2 adet havuç
Hazırlanışı:
1.       1 yemek kaşığı zeytinyağını mümkünse teflon bir tencerede ısıtıyoruz.
2.       İçerisinde yemeklik doğradığımız kuru soğanı ve 2 diş ezilmiş sarımsağı atıyoruz
3.       İsteğinize göre yuvarlak, julyen vs. Doğranmış havuçları atıyoruz ve 3-4 dk. Kavuruyoruz.
4.       Salçayı da ekliyoruz. 1 dakika kadar da  kokusu çıksın diye kavuruyoruz
5.       Sonra minik çiçekler halinde kestiğimiz temizlenmiş ( ki biz buna “floret” deriz) karnıbaharları bu karışıma ekliyoruz
6.       Üzerine yarısına gelecek kadar su ekliyoruz.
7.       Tuzunu biberini isteğe göre ekliyoruz.
8.       Havuçlar yumuşayıncaya kadar pişiriyoruz.
Not: hafif acı yakışıyor. Öneririm.
Yanında sarımsaklı light yoğurtla çok lezzetli oluyor.
Bu yemeğin asıl lezzetini veren içindeki iki diş sarımsağı, seviyorsanız belki biraz pul biberi. Ve mutlaka sarımsaklı yoğurdu. Yağın yerini baharat, sarımsak ve benzeri lezzetler alıyor. Daha sağlıklı değil mi? J

Terbiyeli Ispanaklı Sebze Çorbası

Bu hafta epey iyi geçti diyebilirim. Haftamın en eğlenceli günü ise, Show TV Ana Haber Bülteninde ünlü diyetisyen Selahattin Dönmez ile bi...